İnovasyon Nedir?

İnovasyon kavramı, ilk bakışta ‘’yenilik’’ kavramını akla getirse de, bu tanım tam olarak doğru değildir. Oslo Kılavuzu’nda bu kavramın net bir tanımı bulunmaktadır ve kabaca, yeni veya belli özellikleri radikal bir şekilde değiştirilmiş girdinin, ticari bir çıktıya dönüşmesi olarak ifade edilmektedir. Radikal bir değişime uğrayan bu girdiler de, ürün(mal, hizmet), süreç, pazarlama yöntemi veya organizasyon yapısı olarak sınıflandırılabilir.

İnovasyonun tek başına bir değişim olduğu düşünülmeden önce, iki aşamalı bir süreç olduğu göz önüne alınmalıdır. İlk aşamada, mevcut girdiye radikal bir değişim getirecek, yaratıcı değeri olan bir süreçten, sonra ki aşamada bu sürece ticari değer katacak bir uygulama sürecinden bahsedebiliriz. Mesela bir bilgisayar programının kullanılabilirliğinde, önemli ölçüde işlevsel rahatlık sağlayacak bir yazılım değişikliğinin uygulanıp, pazara sürülmesini, bu iki aşamayı içeren sürecin işlediğini ve kavramı karşıladığını düşünebiliriz. Ürün, süreç, pazarlama ve organizasyon girdilerinde ki radikal değişimler bu sürece dâhil olabilir. Temel olarak ancak bu iki süreç tamamlanırsa, radikal değişikliğin veya yeniliğin kavramımızı karşıladığını düşünebiliriz.

İnovasyonun uygulanabilirliğinin, bir ülkenin kalkınma hızı için önemi gerçekten çok büyüktür ve bilginin bütün kurumlar arasında rahatça dolaşabileceği bir sistemin inşa edilmesini ve buna uygun sonuç odaklı politikalar üretilmesini gerektirir. Sistem başarılı olursa, bundan o ülke bireylerinin tümü pozitif etkilenir ve dolayısıyla bu kalkınma demektir.

Leave a Reply